Uzm.Nurgül ÇİFTÇi

A-İşitme Kaybının Teşhisi İşitme kaybının teşhisi ne kadar erken yaşta sağlanırsa, tedavinin ve bireyin tüm gelişiminin o kadar sağlıklı olacağı unutulmamalıdır. Yani, işitme kaybında erken teşhis çok önemlidir. Özellikle ilk iki yaş, çocuğun konuşmasını geliştirebilmesi için en önemli dönemdir. Aile, çocuğun büyümesini ve gelişmesini dikkatli bir gözlemle takip ediyorsa, işitme kaybı erken dönemde teşhis edilebilir. Çocukların işitme duyusunu değerlendirmek için artık büyümelerini beklemek gerekmemektedir. Yaşamın ilk günlerinde uygulanabilen basit, ucuz ve güvenilir testler ile yeni doğan bir bebeğin işitme engelini saptamak mümkündür. Erken işitme kaybı tanısı konulup, erken eğitilen bebeklerin, lisan gelişimine paralel olarak zihinsel, sosyal ve ruhsal gelişimleri de olumlu etkilenir. Her aile, bebeğin doğumunu takip eden ilk 6 aylık sürenin, işitmenin refleks olarak meydana geldiği bir dönem olduğunu bilmelidir. İlk 6 aylık dönemde bebekler, 80-90 dB’lik yüksek şiddetle sese maruz kaldıklarında, tüm vücut kaslarında kasılma ve irkilme görülür. Bebek, aniden ve yüksek şiddetle gelen sesi duyduğunda gözlerini kapatır ve sesin geldiği tarafa yönelir. Sesi duyunca yaptığı işi bırakır. Örneğin, annesinin memesini emiyorsa emmeyi bırakır. Bebeğinizin ve çocuğunuzun, aşağıda sıralanan davranışları göstermemesi işitme kaybının erken teşhisi için çok önemlidir. Aylara göre çocuğunuzda bekleyeceğiniz davranışlar 0-2 aylık bebekler: -Gürültülü ortamda uyanır, -Annesini görmese de sesine gülerek ya da ağlayarak tepki verir, -Normal tondaki müzik sesine tepki verir. 3-4 aylık bebekler: -Gürültülü ortamda uyanır, -İlginç seslere başını çevirir, -Yalnızken kendi kendine mırıldanır, -Yüz yüze iletişim kurulduğunda gülerek ya da ses çıkararak tepki verir. 5-6 aylık bebekler: -Gürültü ve konuşma sesinden uyanır, -Annesini görmese bile, annesinin sesinin geldiği yöne başını çevirerek tepki verir, -Yanı başındaki kişilerin konuşmalarını fark eder, -İlginç seslere başını çevirerek tepki verir, -Kendisine seslenen kişiyi görmese de ses çıkararak tepki verir. 7-8 aylık bebekler: -Herhangi bir ses duyduğunda kolayca uyanır, -Çıngırak, zil gibi ses çıkaran oyuncaklara ilgi duyar, -Kendi kendine mırıldanırken ses tonunda değişiklikler yapar (işitme kaybı varsa melodik aksan yoktur), - ‘ba-ba’,’da-da’ gibi hece seslerini çıkarır. 9-10 aylık bebekler: -Herhangi bir ses duyduğunda kolayca uyanır. -Değişik sesleri taklit eder. 11-12 aylık bebekler: -Konuşma sesi, saat tıkırtısı, kâğıt hışırtısı gibi seslerden kolayca uyanır. -Konuşan kişiyi görmese bile, onu fark ettiğini belli eden davranışlarda bulunur, -Bir-iki kelimeyi yerinde ve anlaşılır şekilde söyler, -Yalnızken kendi kendine değişik sesler, hecelemeler, kelimeye benzer sesler çıkararak konuşur, -Bilinçli olarak “anne ve baba” sözcüklerini söyleyebilir. -Çok ileri derecede işitme kaybı olan bebekler sadece görme alanları içindeki nesne ve olaylarla ilgilenirler. İşitme engelli bebeklerde yaklaşık 9. Aydan sonra ilk dönemlerde gözlenen konuşma sesleri kaybolur, taklitler ortadan kalkar, ses kaynağına yönelme davranışı görülmez, -Normal işiten çocuklar, eğer gürültülü ortamda uyumaya alışkınlarsa kapı çarpması gibi yaklaşık 90 dB şiddetindeki sese, sessiz ortamda uyumaya alışkınlarsa konuşma sesi gibi yaklaşık 50 dB şiddetindeki sese uyanarak tepki verirler. Bu özellikle işitme kaybının tanımlanmasında mutlaka değerlendirilmelidir. 12-18 aylık bebekler: -Herhangi bir işaret kullanmadan, yaklaşık 1 metre uzaklıktan verilen emirleri anlar (‘bardağı al’ gibi), -Birkaç kelimeyi anlaşılır şekilde yerinde kullanır, -Bildiği hayvan seslerini taklit edebilir, -‘Nerede’ ile başlayan sorulara başını o yöne çevirerek ya da eliyle işaret ederek cevap verir. 2 yaşındaki çocuklar: -Yaklaşık 4 ya da 6 metre uzaklıktan çağrıldığında tepki verir, -Bildiği kelimelerle basit cümleler kurar, -Araba sesi ya da dışarıda havlayan köpek sesini fark ettiğini belli eder, -İsteklerini konuşarak ifade eder, -Oyun sırasında arkadaşları ile konuşarak iletişim kurar. 3-11 yaş arasındaki çocuklarda, aşağıda belirtilen sorunlardan bir ya da birkaç tanesi görülüyor ise, uzman kişilerle ve ilgili merkezlerle iletişime geçilmesi erken teşhisi kolaylaştıracaktır. -Özellikle kış aylarında tekrarlayan orta kulak iltihabı, -Sık tekrarlayan kulak ağrısı ve kulağın tıkanması, -Konuşan kişiye yakın olma ya da yüzünü görmeyi isteme, -Sesin geldiği yöne doğru yönelmede güçlük, -Televizyonu ya da radyoyu yakın mesafelerden dinleme ve sesini normalden fazla açmayı isteme, -Kendine yöneltilen konuşmalara geç tepki verme veya birkaç kez tekrar ettirme,-“Bardağı getir” gibi komutlara uygunsuz tepki verme ya da ne istenildiğini anlamamış gibi görünme, -Konuşmada ritim, ton ve vurgu gibi özelliklerin olmaması (monoton konuşma), -Konuşurken bazı seslerin atlanması, -Konuşmanın düzgün ve akıcı olmaması, -Çok fazla suskunluk gözlenmesi, -Çok gürültülü ortamlarda konuşmaları anlamama, -Okunan hikâyeleri takip edememe, -Dikkati verememe veya dikkat süresinin çok kısa olması, -Grup içinde bulunmaktan rahatsızlık duyma veya yetişkin yardımına ihtiyaç duyma, -Okul başarısında düşme, okumada güçlük, okuma sırasında kelime atlama ve bazı sesleri birbirleri ile birleştirerek çıkaramama. Eğer çocuğunuz kendi yaşına uygun yukarda belirtilen davranışları göstermiyorsa en yakın sağlık kuruluşlarına ve varsa bir kulak burun boğaz uzmanına başvurulması gerekmektedir. Kulak burun boğaz uzmanı tarafından muayene edildikten sonra hastanın uygun yaş dönemine göre odyolojik testleri yapılmalıdır. Genel olarak odyometrik inceleme, çeşitli tipte ses üreten cihazlardan gelen uyarılara, hastaların cevapları kaydedilerek yapılmaktadır

BAŞAKŞEHİR

BAŞAKCENTER AVM NO : 43 PTT YANI

0546-254-2018

  • White Facebook Icon
  • White Twitter Icon
  • White Google+ Icon